Kanaryaların Muhteşem Şarkıları

Hayvanların kullandıkları iletişim teknikleri araştırmacıları her geçen gün daha da hayrete düşürmektedir. Hayvanlar, iletişim için beden dillerini, seslerini ve kimi zaman da şarkılarını kullanırlar kısacası tüm bedenleri ile iletişim kurarlar. Bu teknikler incelendiğinde her birinde çok şaşırtıcı özelliklerle karşılaşılır.

Örneğin kanaryalar çıkardıkları o güzel sesleri bir iletişim aracı olarak kullanırlar. Kanaryanın dinlemeye doyamadığımız güzel ötüşünde, kimliğini, davetini ya da o andaki mizacını tanımlayan birçok anlamlı mesaj bulunur.

Peki bir kanarya böyle güzel şarkılar söylemeyi nasıl başarır? Ötüşlerine hayran olduğumuz bu minik kuşların nasıl olup da bu güzel şarkıları söyleyebildiklerini, bu küçücük hayvanın bedeninden harika ritimlere sahip şarkıların nasıl çıktığını hiç düşündünüz mü?

İşte bu konuda yakın geçmişte yapılan araştırmalar, küçücük kanaryadaki karmaşık ses üretme sistemini ortaya çıkararak bilim adamlarını hayretlere düşürmektedir.

Kanaryaların Şarkıları Şaşırtıyor

New York'taki Rockefeller Üniversitesi'nden Time Gardner ve çalışma arkadaşları bu konuda çeşitli araştırmalar yürütüyorlar. Bu araştırmalar doğrultusunda, kuşların şarkılarındaki ses mekaniğinin açığa çıkarılmasıyla, hayvanların şarkı söylemeleriyle beyinsel aktiviteleri arasındaki bağ ve kuşların bu şarkıları nasıl öğrendikleri çözülebilecek.

İnsan vücudundaki Larynx sistemine (gırtlak) benzer olarak, kuşun vokal organı syrinx, akciğeri gırtlağa bağlayan pasajda bulunuyor. Syrinxi, aşağı doğru sarkan ve labia adı verilen kanat doku kıvrımları bir duvar gibi sarıyorlar. Kuş hava çıkardıkça, bu kıvrımlar açılıyor ve kapanıyor. Bunlar geçen havayı titreterek, bir klarnetin ses çıkaran kamışları gibi hareket ediyorlar. Böylece 1 ila 2 kilohertz frekanslarında notalar oluşuyor. Şarkıdaki tek heceler 10 ila 300 milisaniye kadar sürüyor.

Kanaryanın Şarkısındaki Ses Ayarı

Gardner'ın tespitine göre kuşlar ses tonlarını iki faktörü ayarlamak suretiyle değiştiriyorlar: Akciğerden syrinxe giren hava basıncı ve labianın yani bu organın duvarlarını oluşturan dokunun sertliği, elastikiyeti. Eşiğin altındaki basınçta, hava labiadan onu titretmeden geçiyor. Eşiğin üstündeki basınçtaysa, titremeler ses dalgaları yaratıyorlar. Bunların harmonik zenginlikleri de basınç yükseldikçe artıyor. Bu, kanaryalar için şarkının ses rengini kontrol etmenin basit bir yolu.

Ancak şunu belirtmek gerekir ki, kanarya şarkısı farklı notalardan oluşmuş ardı ardına gelen bir seri değildir. Her ses perdesi, hafifçe değişen farklı kuş seslerini çıkaran ayrı hecelere bölünmüştür. Yani değişen ritimdir. Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi'nde (CNRS) çalışan iletişim mekaniği uzmanı Thierry Aubin bu konuda şöyle der:

"Hayvanlara göre notaların hiçbir önemi yoktur. İçeriğe önem veren bizlerin tersine, onları harekete geçiren ritimdir." İşte kanaryalar ötüşlerindeki bu ritim farklılıkları sayesinde iletişim kuruyorlar.

Gardner ve çalışma arkadaşları, kanarya ötüşünü daha iyi anlamak için kanaryadaki syrinxin bir modelini geliştirdiler. Bu modelde dokuların, basit bir zil gibi öne ve arkaya hareket ederek geçen havanın basıncıyla titreşip ses ürettiklerini gözlemlediler. Bu modeli kullanarak, kanarya şarkısındaki 3 tipik notanın karakteristiklerini modelleyebildiler. Sadece bu değişkenleri tekrar tekrar farklılaştıran araştırmacılar harmonik yapısı içinde birçok değişikliklere sahip ve gerçek bir kanarya şarksına benzeyen yapay bir şarkı ürettiler.

Kanaryanın Şarkısı "Kusursuz Bir Tasarım"a Bağlı

Bütün bu araştırmalardan öğrendiğimiz çok önemli bir şey var: Kanaryalar şarkılarını vücutlarında sahip oldukları muhteşem bir tasarım sayesinde söyleyebiliyorlar. Bu tasarımı öyle zekice kontrol ediyorlar ki sonuçta ortaya muhteşem melodiler çıkıyor. Üstelik onlar bu melodileri sadece hoşa giden bir müzik oluşturmak için değil, iletişim kurmak için kullanıyorlar.

Burada karşımıza iki önemli soru çıkıyor:

Birincisi, 5 santimetreyi geçmeyen boyuyla minicik bir kanarya bu kadar kompleks bir ses üretme mekanizmasına nasıl sahip olmuştur? Bu mekanizmadaki en ufak bir eksiklik kanaryanın şarkı söylemesini engelleyecektir. Örneğin sadece dokunun elastik olmaması halinde, gırtlakta gerekli titreşim sağlanamayacak ve ses oluşamayacaktır. Kanaryanın, havanın basıncını ayarlamayı bilmemesi de yine o güzel kanarya şarkısının ortaya çıkmasını engelleyecektir. Kanaryanın şarkı söyleyebilmesi için bu tasarım tüm parçalarıyla, eksiksiz bir şekilde var olmak zorundadır. Peki minicik bir kuş bu muhteşem mekanizmayı tasarlamayı kendi kendine akıl edebilir mi? Elbette hayır.

İkincisi, insanlar kimi zaman sözlerle bile anlaşmakta zorlanırken, kanaryalar değişik ritimlere sahip şarkılarıyla mesajlar iletmeyi ve iletişim kurmayı nasıl başarırlar? Onlara bu ritimlerin hangi anlamlara geldiğini kim öğretmiştir? Kuşkusuz kanaryalar bu anlamları bir kursa devam ederek zamanla öğrenmemişlerdir. Onlar, doğdukları andan itibaren bu sesleri üretecek mekanizmaya ve onu nasıl kullanacaklarının bilgisine sahiptirler. Gerektiğinde çok kompleks notalar kullanarak zor şarkıları söyleyebilen insanlarsa, ne kadar uğraşsalar, minik bir kanaryanın bu güzel şarkılarını tümüyle taklit edememekte ve ritimlere detaylı mesajlar yükleyememektedirler.

İşte kanaryaların bu muhteşem şarkıları, kuşkusuz herşeyi örneksiz yaratan Yüce Rabbimiz'in üstün yaratma sanatının bir tecellisidir. Kanaryanın, ne ötmesi için gerekli sistemi vücudunda oluşturmayı ne de bu ötüşe mesajlar yüklemeyi kendi başına beceremeyeceği çok açıktır.

Allah'ın şanı tüm kainatta kendini apaçık delillerle göstermektedir. Allah'ın üstün kudretini, nihayetsiz sanatını kavramaya başlayan insana düşen en önemli görev ise, gördüğü güzelliklerin gerçek sahibine yönelmek ve yalnızca Allah'ın hoşnut olacağı şekilde bir yaşam sürmektir. Kuran'da Allah şöyle buyurur:

"İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin, O, herşeyin üstünde bir vekildir." (Enam Suresi, 102)

----------

- Matignon Lou Karine, "Sans Les Animaux Le Monde Ne Serait Pas Humain", (Hayvanlar Olmasaydı Dünya İnsanca Olmazdı), Albin Michel Yayınları, Paris, 2000.
- http://www.nature.com/nsu/011108/011108-2.html
- http://physicsweb.org/article/news/5/11/6
- http://www.sciencenews.org/20011201/mathtrek.asp
- http://www.aip.org/enews/physnews/2001/split/565-2.html

 



 
   
 
Ana Sayfa

 

www.bilgilerdunyasi.net © 2004