Bitkilerin Akıllı Taktiği -2-

 
 

Alnarp'taki İsveç Zirai Bilimler Üniversitesi araştırmacılarından Bill Hansson, bir Akdeniz bitkisi olan danaayağından yayılan kokuyu inceledi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu bitkinin yaydığı koku çürümekte olan bir et parçasından yayılan kokuyla tamamen aynı (1). Hatta iki kokunun kaynağı oligosülfid adlı bir kimyasal madde. Danaayağı bitkisi aynen çürümüş bir et gibi sinekleri kendine çekebiliyor.

 
 

Bitkinin bilimsel ismi ( Helicodiceros muscivorus ) zaten "sinek yiyen" anlamına geliyor. Bitki kendi polenlerini yaymaları için sinekleri kullanıyor. Bu son derece akılcı taktik şu şekilde işliyor: Çevrede uçmakta olan bir sinek çürümüş et kokusu aldığını sanarak danaayağına yöneliyor. Bitkinin çiçeği içine doğru ilerleyen sineği bir sürpriz bekliyor. Yapraklar aniden kapanıyor ve sinek kısa süreli bir "nezarete" alınmış oluyor. Bitki bu nezaret süresini özel olarak ayarlıyor. Sineğin dişi çiçekçikleri dölleyip erkek çiçekçiklerin de tekrar polenle kaplanması izleniyor. Sinek ancak bundan sonra serbest bırakılıyor. Hansson “Çiçekte mükemmel bir sistem bulunuyor” diyor.

 
       

Peki ama bu akılcı davranış bu bitkide nasıl ortaya çıkmış olabilir? Acaba bitki bu taktiği kendisi akıl etmiş, ona uygun bir tuzak sistemi geliştirmiş olabilir mi? Bu çiçek çürümüş bir et gibi koktuğu taktirde sinekleri kendisine çekebileceğini nereden bilmektedir? Çürümüş et kokusundaki kimyasalları nereden bilmektedir? Ancak bir kimyagerin anlayacağı, karmaşık formüllere dayalı bu kimyasalların kendi vücudunda üretilmesini nasıl kontrol edebilir?

Elbette böyle akılcı bir sistem bitkinin kendi iradesiyle varolmuş değildir. Ayrıca hiçbir tesadüf böyle karmaşık ve akılcı bir sistemi meydana getirmiş olamaz.

Yüce Allah bütün canlıları sahip oldukları sistemlerle birlikte yaratmıştır. Bitkilerdeki benzersiz yaratılış bir Kuran ayetinde şöyle geçmektedir:

“O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz). Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır” (Enam Suresi, 99)

 

Notlar

(1) Stensmyr, M. C. et al. Rotting smell of dead-horse arum florets. Nature, 420, 625 - 626, (2002).
 
 
Ana Sayfa

 

www.bilgilerdunyasi.net © 2004